Ekran kararır.
Baba birkaç saniye boyunca hiç kıpırdamaz.
Gözleri hâlâ güvenlik ekranına kilitlenmiştir.
Kumandayı yavaşça masaya bırakır.
Derin bir nefes alır.
Sonra görüntüyü geri sarar.
Kadın tekrar kapıdan içeri girer.
Oğlu etrafı dikkatle kontrol eder.
Kapıyı sessizce kapatır.
Baba kendi kendine fısıldar:
“Hayır… bunda başka bir şey var.”
Görüntüyü yeniden oynatır.
Bu kez daha dikkatli izler.
Kadın eve girerken elinde küçük, eski bir kutu vardır.
Baba kaşlarını çatar.
“Tabloyu çalmaya gelmiş olamaz…”
Görüntü devam eder.
Kadın kutuyu oğluna uzatır.
Oğlu kutuyu açar.
İçindekini görünce birkaç saniye hareketsiz kalır.
Baba ekranın tam önüne eğilir.
“Ne gösterdi ona?”
Ne yazık ki kameranın açısı kutunun içini göstermemektedir.
Baba görüntüyü tekrar durdurur.
Tam o sırada…
kapının sesi duyulur.
Oğlu salona girer.
Babasını monitörün önünde görünce olduğu yerde donar.
İkisi de konuşmaz.
Birkaç saniye süren sessizlikten sonra baba yavaşça döner.
“Dün gece eve kimi getirdin?”
Oğlu derin bir nefes alır.
“Baba…
önce beni dinle.”
Baba sert bir sesle cevap verir.
“Önce soruma cevap ver.”
Oğlu ekrana bakar.
Sonra başını öne eğer.
“Onu tanımıyorsun.”
“Ben de tam bunu soruyorum.”
Sessizlik yeniden çöker.
Baba ekrandaki görüntüyü işaret eder.
“Bu kadın eve neden geldi?”
Oğlu birkaç saniye düşünür.
Sonra cebinden eski bir anahtar çıkarır.
Masaya bırakır.
Baba şaşkınlıkla anahtara bakar.
“Bu da ne?”
“Kadın bunu bana getirdi.”
“Kim olduğunu bile bilmediğin biri sana gece yarısı anahtar mı getiriyor?”
Oğlu başını sallar.
“Hayır…
onu tanıyorum.
Sadece sana hiç anlatamadım.”
Babanın yüzündeki öfke yerini meraka bırakır.
“Kim o?”
Oğlu yavaşça cevap verir.
“Büyükbabamın yıllar önce yardım ettiği bir ailenin kızı.”
Baba şaşkınlıkla kaşlarını kaldırır.
“Babam mı?”
“Evet.”
Oğlu küçük kutuyu masaya koyar.
“İçinde eski belgeler vardı.”
“Peki neden gizlice geldiniz?”
Oğlu derin bir nefes alır.
“Çünkü kadın…
kimsenin onu takip edip etmediğinden emin değildi.”
Baba sessizce onu izler.
“Ne demek istiyorsun?”
Oğlu kutuyu açar.
İçinden sararmış birkaç belge ve eski bir fotoğraf çıkar.
Fotoğrafta…
genç bir adam ile babanın yıllar önce kaybettiği tablo yan yanadır.
Babanın gözleri büyür.
“Bu…
bizim kaybolan tablo.”
Oğlu başını sallar.
“Kadın tabloyu çalmadı.
Onu geri getirmek istedi.”
Baba şaşkınlık içinde kalır.
“Ama neden polise gitmedi?”
Oğlu fotoğrafı eline alır.
“Çünkü yıllardır tabloyu elinde tutan kişinin kim olduğunu biliyordu.
Ama kanıt olmadan kimse ona inanmayacaktı.”
Baba derin bir sessizliğe gömülür.
Tekrar güvenlik görüntülerine bakar.
Kadının yüzünü dikkatle inceler.
Bu kez korku değil…
çaresizlik görür.
Oğlu sakin bir sesle devam eder.
“Benden sadece sana gerçeği göstermemi istedi.”
Baba eski fotoğrafı elinde tutarken yavaşça sandalyeye oturur.
“Demek bütün bu yıllar boyunca…
yanlış kişiden şüphelenmişim.”
Oğlu sessizce başını eğer.
Odada sadece duvardaki saatin sesi duyulur.
Baba monitöre son kez bakar.
Artık gördüğü şey bir hırsız değildir.
Yıllardır saklanan bir gerçeğin…
nihayet kapısını çalan son tanığıdır.